Yeniyapan'da Konuşulan Eski Kelimeler
Unutulmaya yüz tutan eski kelimeleri buradan öğrenelim
Kategori |
: Kültür/Sanat |
Yorum Sayısı |
: 4 |
Okunma |
: 2461 |
Tarih |
: 18 Ağustos 2008 11:46 |
A Alaca: Bağdaki üzümlerin ilk yetişmiş hali, ( Sizin bağa alaca düştümü ?) Aleçik (Alıcık): Bağ veya bostanın içine veya ağaç dalları arasına çalı çırpıdan yapılmış bekçi kulübesi, Arkaç : Arka veya karşı Yamaç, Arzılamak: Özlemek, Aside: Pekmezin yavaş ateşte un ile karıştırılıp belli bir kıvama geldikten sonra üzerine erimiş tereyağı dökülmesi ile elde edilen bir çeşit tatlı, Aşık Oyunu: Eskiden misket, bilye vb. Olmadığı için kuzu ve oğlakların dizinden çıkarılmış kemik parçasıyla (aşık) oynanan bir çeşit oyun. Aygördüm: Gece ayışığı altında oynanan saklambaç türü bir oyun, Açacak : Anahtar Ağmanlamak : Dengeyi yitirmek Acer : Yeni Anğ : Tarla sınırı Andal : Derin su kanalı Ark : Küçük su yolu Alamak : Hızlı yanan alev, acele yakılmış kısa süreli ateş. Alaşa : Çok konuşan, olur olmaz şeye burnunu sokan. Astar : Tavan Aş : Çorba Avrat : Kadın Ahraz: Sağır, Dilsiz Aaz: Memelerin ilk sağımından elde edilen süt Anaç: Karşı, Karşı Taraf Amel Olmak: İshal Olmak Alıç : Sonbaharda, dağlarda yetişen kırmızı ya da sarı renkli, bol çekirdekli bir dağ meyvası Azıtmak: Kedi, köpek yavrularını uzağa götürüp bırakmak Anadut: Tarlada biçilmiş olan tahılları araba veya kağnılara yüklemek için kullanılan ince saplı olup; ikisi altta biri üstte üç baçaklı şey. B Balbaşı: Özel emek sarfedilerek yapılan bir pekmez çeşidi. Başaklamak: Bağ, bostan ve tarlada hasattan sonra kalanların toplanması, Bazlama: Yufkadan kalın açılmış hamurun yağsız olarak sac üzerinde pişirilmesi ile yapılan bir çeşit gözleme, Bellemek: 1- Öğrenmek, 2- Bağ veya bahçenin bel küreği ile kazılması işlemi, Bişirik: Toprak damlara samanla karışık çamurdan kaplama, Biz: Çuvaldızın büyüğü, tahta saplı ve ucu sivri bir araç, Bostan: 1-Sebze bahçesi, 2- Karpuz Boyunduruk: Kağnı veya öküz arabasında, çekiş için öküzlerin boynundan bağlandığı bölüm, Budama: Çalı çırpısı temizlenerek hazırlanmış meşe odunu, Bulamaç: Ayran içine ekmek doğramak suretiyle elde edilen soğuk yemek çeşidi, Böğr: Böbrek Beri benzer: Gelişi güzel, aşağı yukarı Bıldır: Geçen yıl Bibi: Hala Bark: Aile Bürgü: Kadınların başına attığı ve çene altında bağladığı kalın baş örtüsü Bar: Pis, pas, kir küf Börtlemek: Sebzenin su içinde haşlanması Bele: Teyze çocuğu Büküm: Yufka ekmeğinin dört tanesine verilen isim Başangı: yaramaz Boçça: küçük testi Baldırcan : Patlıcan
C Cacık: Madımak yemeği Camız: Manda, Cımcılık: Sırılsıklam ıslanmış, Camadan: kolsuz yelek Cere: turşu küpü Cıncık: cam parçası Cıngıl: yoğurt kabı Cücük: civciv Cırmalamak: Tırmalamak Cec: Tahılların kabuklarından ayrıldıktan sonraki harmanda yığılı hali. Cabadan: Yelek Cıngışmak: Uyuşmak Ç Çaput: bez parçası Çalkama: ayran Çalma: kibrit Çerçi: seyyar satıcı Çimmek: yıkanmak Çitlek: ayçiçeği Çömçe: kepçe Çalgı : Ahır süpürgesi Çalma : Kibrit Çebiş: Sağılmaya veya yavru yapmaya keçi adayı . Çeltek: Koyun çobanı yardımcısı. Çinik: Tahıl ölçümü için kullanılan kab.(Sekiz kilo tahıl için kullanılır) Çemkirmek : Dikleşmek, karşı gelmek Çir : Kayısı ve erik kurusu Çıngı: Kıvılcım Çalkamaç: Ayran Çörten: Kerpiç evlerde yağmur engelleyici yapı Çığırtma: Yağda kızartılan yoğurtla yoğrulmuş içli hamur Çakıldak: 1- Bir çeşit ot, 2- Koyunların kuyruk altında, pisliklerinin yünleri üzerinde kuruyarak oluşan yuvarlak taneler, Çalgı: 1-Düğün ve eğlencelerde müzik çalmada kullanılan enstrümanlar. 2-Havlu, hayat vb. yerleri temizlemede kullanılan, normalden daha sert ve uzun süpürge, Çalma: Yumurta sarısı katılarak belli kıvamda özel olarak hazırlanan az katı (ağda) haldeki pekmez. Çatlak: Kafadan zoru olanlar için kullanılan bir deyim, Çebiş : Keçi adayı, 2 yaşındaki Oğlak, Çedene: Kenevir tohumu (Kavurga içine katılarak çıtır çıtır yenir), Çemkirmek: Diklenir gibi yapmak, Çeten : At ve Öküz arabasının (saman çekmede kullanılan) yan tahtaları, Çıra: İdare lambası, Çöğdürmek: 1- Kağnı arabasının arkasına çökerek ön tarafının havaya kalkması, 2- İşemek, Çöğdürü-Çöş: Tahtaravalli, Çölmek: (=Çömlek), Çamurdan yapılarak pişirilmiş ve değişik boyutlarda olan çanaklar (Genellikle içine peynir basılır) Çömçe: 1- Tahtadan oyulmuş uzun saplı kepçe, 2- Henüz kurbağaya dönüşmemiş siyah yavrular Çuvaldız: Büyük İğneden çok daha büyük, çuval ağzı dikmede kullanılan bir araç,
D Dandilik: Fırındak, topaç, (Genellikle Silahtarlılar bu deyimi kullanır) Da’nemek: Gözetlemek, Davar: Koyun sürüsü, Dayak: 1- Sopa, 2- Kağnı arabasında okun altına dayanarak sabit ve dengede durmasını sağlayan parça, 3- Uzun boylu Diğdirtmek: Suyun bir delikten fışkırtılması, Dobalak: Pişmiş topraktan yapılmış, yayvan ağızlı ve geniş gövdeli ayran veya yoğurt çanağı, Düğürcük: Tane boyu küçük olan bulgurların elek altı olanları. (çorba ve köfte yapımında kullanılanılır) Değirmi: yuvarlak Dene: tane Deşirmek: dilenmek Devramel: ayçiçeği Dinelmek: ayakta durmak Döşek: yatak Dımışkı : Kahve tepsisi Dikme : Fidan Daklaşmak: Sataşma Daanikmek: Bitesiye davranmak, sabırsızlanmak Dirgen: Ucu demir çatal olan ağaç saplı el haceti Dişendirik: Atların ağzına takılan şey. Düğür: Bulgurun küçültülmüş şekli / Evlilikten oluşan akraba Dünemek: Pusmak / Yatmak Düve : İnek olacak dişi dana. Düven : Kalın tahtaları yan yana getirip altına küçük ince sert taşlar çakarak,Harmanda öküzlere çektirerek tahılları başaklarından ayırmaya yarayan gereç. Dölek: Düzgün, düzenli Dulda Gölge Döndürme: Yufka ekmek ve yumurtanın yağda pişirilmesi ile yapılan yemek
E
Elleşmek: Bir yükü, bir yerden kaldırıp başka bir yere koymak için, İki kişiden birinin, diğerinin bileğinden tutması suretiyle oluşturduğu yardımlaşma şekli, Ellik: Ramazan ayında sahur zamanı, Engez: Hacet, günlük işlerde kullanılan araç gereç, Engür: Bağdaki üzüm çubuklarının (yaprak zamanı) uç kesiminde soyularak yenebilen bölümü, Evrağaç: Sac üzerinde pişen bazlamayı alt, üst yapmaya (evirip çevirmeye) yarayan yassı tahtadan yapılmış araç, Elcek: eldiven Emmi: amca Erinmek: üşenmek Ehdi : Çok bilmiş, kurnaz Enek : Çekirdek, ceviz, aşık oyunlarında elde bulunan sermaye. Enik: Köpek / kedi yavrusu Evlek: Eski alan ölçüsü birimi. ( 250 metre kare.) Evireç: Yufka ekmeğini pişirirken altüst etmede kullanılan ince çubuk El Şaplatmak: Alkışlamak Erlik: Sahur
F Ferfene: Herkesin evinden getirdiği değişik yiyeceklerin belli bir yerde toplanılarak yendiği bir eğlence, oyun Ferik: Tavuğun yumurtlamaya başlamadan önceki (gençlik) dönemi. Fırındak: (=Fırıldak, Topaç), Tahtadan yapılmış bir ucu sivri, kamçı veya iple döndürülerek oynanan çocuk oyuncağı, Firez: Ekilmiş tarlalar arasında, ekilmemiş boş tarla. Firik: Tam olgunlaşmamış buğday başaklarının ateşte ütülerek, tanelerinin (yemek için) ayrılması, Firengi: büyük anahtar Fistan: entari Fos : Boş, kof Fiğ: Otsu bir bitki Fırranmak: Dolanmak, dolaşmak, bir şeyin çevresini dolaşarak ulaşmak
G Gicişmek: Vucudun bir bölgesinin kaşınmaya ihtiyacı olması hali, Gilamada: Bağların budanması ile elde edilen kurumuş üzüm çubukları, Gişilik: Damatlık veya Bayramlık tk. Elbise, Gölük: Bön ve aptalca bayanlar için kullanılan bir deyim, Göp: Kağnı arabasının arkasındaki enine uzun tahtanın iki ucundaki oturulabilen bölümler, Gözer: Buğday elemede kullanılan iri gözenekli kalbur, Gurk: Kuluçkaya yatan tavuk, Gücülen: Güçlükle, Güdü: Öküz sürüsü, Güdük: Kısa boylu, Güğüm: Bakırdan yapılmış, kalaylı, pınarlardan su taşıma kabı, Günülemek: Çocukların kardeşlerini veya başka cocukları kıskanması, Gada: dert Gömbel: babası belli olmayan çocuk Göğ: açık mavi Göbelek: şapkalı mantar Göğde: vücut Gömük: pis çamur Gülük: hindi Günülemek: kıskanmak Güvermek: yeşermek Göbelek : Şapkalı mantar Günücü : Kıskanç Gangal : Yeşil yapraklı, dikenli, soyulup yenebilen bir bitki Gaydalanmak : Bir şarkı veya türküyü kendi kendine mırıldanmak Gavurga : Buğdayın kavrulmasıyla elde edilen yemiş Garık: Sebze ekilmesi için hazırlanan küçük bahçe parçası. Goruk: Üzümlerin oluşmamış hali Gözer: Büyük gözlü, etrafı kasnak ile çevirili elek . (Tahıl eleği) Gûğüm: Su taşımaya yarayan bakır uzun kab. Garakmak: Aşırı derecede susamak Göynek: Eskiden atlet yerine giyilen beyaz iç çamaşırı. Gırkmak: Traş etmek / Davarların yününü kesme. Gırs: Fesat Gırık: Bozuk kullanılmaz halde olan / gizli tutulan sevgili (dost) Garış : Beddua Gunnamak: Hayvanların doğum yapması Galan: Artık..., Bundan Sonra … Gurtlamak: Bir şeyin içini karıştırmak Gavlatmak: Bir şeyin kabuk ve benzeri yüzeyini koparmak Gadimelek: Madımak Otu Göçürtme: Fide Gülcacığı: Kabak çiçeğinden yapılan yemek H Hakırdak : Kuyruk yağının yağı alındıktan sonra kalan dokunun kurutulmuş hali, kıkırdak, Halay Topu: Çaputların iç içe sarılması ile yapılmış top ve küllük malzemesinden büyükçe çizilmiş bir daire içinde iki takımın oynadığı bir çeşit oyun, Harar: Büyük ve geniş çuval, (big-bag), Has fiğ: Bezelye, Haylaz: Tembel, He : Evet, Hee ? : Öylemi, Hedik: Bulgur yapmak için kaynatılmış buğday taneleri, Heğe: Silahtarlı ve Kuşçulu’ların hayvan sırtında üzüm, domates vb. taşımada kullandıkları kamış veya söğütten örme büyük sepet, Helik: Duvar yapımında kullanılan, büyük taşların arasına sıkıştırılan küçük yassı taş parçaları, Helke: Bakirdan yapılmış. Silindirik şekilde ve kalaylı, süt sağmada veya su taşımada kullanılan bir mutfak aracı, Hesesi: Çocukların oyunda kullandıkları yassı taş, Hezen: Toprak damlı evlerde tavanı taşıyan (Kiriş vazifesi yapan) büyük ağaç, Hol: (=Fol) Kümeste tavuğu yumurtlamaya yönlendiren numune yumurta, Homucu : (=Umacı) O geliyor diye, çocukları susturmada kullanılan bir deyim, Horanta: Ev halkı, Hotak : Yuvarlak taşlarla sokakta oynanan bir çeşit oyun, Hozan: Bellenmemiş,bakılmamış bağ veya bostan, Hömbek Oyunu: Ebenin belini bükerek sabit durduğu, diğer oyuncuların ise ardışıklı olarak üzerinden atlayarak oynadıkları (birdir bir) oyun.(Yedi yel gibi, sekizim sek sek, dokuzum durak, onum oturak, onbirim yağlı çörek, onikim fındık kırma şeklinde devam eder) Hömçek: Kurutulup yakacak olarak kullanılan, bir kır bitkisi, Hömermek: Kavga etmeden onceki diklenme hali, Havuş: darmadağın Heci: değil mi? Hereni: büyük tencere Hotuk: Sümük Hedik: Kaynatılan bulgurun üzerine ceviz, şeker, üzüm karıştırılarak yapılan eğlencelik yemiş Haral: İçine un doldurulup mukafaza edilen çuvalın büyüğü. Horanta: Aile, Ailedekiler Helke: Çeşmeden su getirmeye yarıyan bakırdan yapılmış içi kalaylı su kabı. Havş olmak: Eşyalarda mahv olmak, insanlarda aşırı derecede yorulmak Herk Etmek: Nadasa Ayırmak
İ işlik: 1- Atölye, iş yeri, 2- İş gömleği, İrişgik: Sucuk, Irılmak: gitmek uzaklaşmak İşlik: mintan İtilmiş : Kokmuş Istar : Halı tezgahı İviklemek : Köşesini bucağını aramak Işkın: Genç bağ çubugu dalı. İbibik: Çavuş kuşu İtdirseği: Arpacık İşlik: Gömlek / Çalışılacak işyeri. İşmar: Göz ile işaret etmek- Göz kırpmak. İmbal: Ağaç saplı çok büyük iğne İvitlemek: Detaylandırmak İzbe: Kötü, yıkık ev
K Kanara: Doymak bilmeyen, aç gözlü, Karık : Bağ veya bostanda ürünlerin sıralandığı her bir bölüm, Katık: Ekmekle birlikte yenen yoğurt,ayran vb. yiyecekler, Katıklaş : (=Katıklı aş) Yarma (kabuğu çıkarılmiş buğday) ve yoğurdun karıştırılması ile yapılmış soğuk çorba, Kavsara : Bkz. Harar, Kavurga: Kavrulmuş buğdaydan yapılmış kuru çerez, Kaygana : Omlet, Kefek Taşı : Yumşak ve gevşek dokulu volkanik taşlar için kullanılan bir deyim, Kekeç: Kekeme, Kelete : Yeni çıkan mahsülden un yapmak için Değirmende önceden yapılan deneme üretimi, Kemçik: Sinsi, Kerme : Ahır tabanında sıkışarak kurumuş hayvan gübresi (kışın tezek olarak kullanılır), Kıcık: (=Gıcık)1- Kısa boylu olan, 2- itici hareketleriyle dikkat çeken kişi, Kırık : 1-Eşeğin yavrusu, sıpa’nın biraz büyümüş hali, 2- Bir kadının yasak ilişki yaşadığı kişi, Kırmızı: Domates, Kıska : Soğan tohumu, Kısnık : Cimri, Kıtırık : Gevrek, kuru ve ince tandır ekmeği, Kızıl : Tembel, çalışmayı sevmeyen, Kolan: Semer veya kürtün’ü hayvan üzerine bağlamada kullanılan kuşak şeklinde uzun ip, Kompül : (=Gumpür) Patates, Kosdü : Köstebek Kölük : Boynuzsuz keçi, Körpe : Yeni doğmuş kuzu ve oğlak sürüsü, Körnek: Koyunların sıcakta birbirlerinin gölgesine girerek sıcaktan korunmaları ve hareket edemez hale gelmeleri Kösnük :(Sözlük manası Kösnül=Şehvetli ) Ancak, yöremizde daha çok “Gölük”e yakın manada kullanılır, Kötelemek: Bir cismi veya eşyayı fırlatıp atmak, Kubaşmak : Çiftçilerin bir gün birinin, öbürgün diğerinin işini yapmak üzere anlaştıkları bir çeşit dayanışma veya imece usulü, Kuluç : Omuz ve boyun bölgesindeki tutulma, Küfle : Tandırın havalandırma deliği, (Tandır yanmadığı zamanlarda “Tıkaç” ile kapalı tutulur., Küllük: Hayvan gübrelerinin tarlaya götürülmek veya tezek yapmak için atıldığı yer, Küp : Pişmiş topraktan yapılmış, kilerde pekmez veya turşu saklamada kullanılan bir mutfak aracı, Kelengi: kertenkele Kercine: inadına Keşik: sıra nöbet Kırmızı: domates Kösengi: ateş karıştırılan demir Kuşane: saplı yayvan tencere Külüstür:eski zar zor kullanılabilen Keskenmek : Elini kaldırıp vuracak gibi olmak. Kelek : Olgunlaşmamış kavun Kubaşmak : Karşılıklı işgücü ödünçleşmesi Kerme : Hayvan pisliğinin kalıp kalıp kuruması ile oluşan bir çeşit tezek Keven : Dikenli bir ot Kip : Çok sağlam Kelek: Bostanın küçüğü - (Kavun ve karpuzun henüz yetişmemiş ham olanı) Köğtür: Pekmeze un katılarak yapılan kurutmalı tatlı Kirmen. Yünü ip haline getiren alet. Keskenmek. Gücünü göstermek Kesek. Toprak parçası yahut ayranın içindeki yoğurt parçaları Külle. Tandırın hava alma borusu Kıska. Küçük soğan Kuymak. Yufka ekmek ile yapılan yemek
L Leğen : Değişik boyutlarda, bakırdan yapılmış Hamur yoğurma, pekmez kaynatma vb. kullanılan bir araç, Leğençe : Leğen’in küçük (tepsi) boyunda olanı, Lengeri : Bakırdan yapılmış, Ortası çukur yuvarlak (Fötr şapkaya benzer) bir mutfak aracı, Loğ : Toprak damlardaki çamur kaplamayı sıkıştırıp sertleştirmek ve akmayı önlemek için kullanılan silindirik büyükçe taş Lağlanmak . Alay etmek Lepe. Buğday kırıkları ile yapılan bir yemek M Mabeyin: Eve giriş holü, Mahni Yüzüne : Karşı görüşte olduğunu ifade etmek için kullanılan bir deyim, Malamat olma : Rezil olma Mazı: Kağnı arabasının dingili, Melemir: Hamurun özlü ve ekmeğin iyi olması için buğday öğütülürken içine katılan bir tahıl çeşidi, Menengiç: Çıtırgillerden çedeneye benzer bir meyvesi olan yaban bitkisi (Karamıklı ve Fındıklı mevkiilerinde bol bulunur. Meses : Kağnı veya öküz arabasında öküzleri yönlendirmek (direksiyon) için kullanılan uzun sopa, Miso: Bayan pijaması, gecelik, Muhuk olmak : Mukayet olmak, göz kulak olmak anlamında kullanılan bir deyim, Müzevir: İspiyoncu, Marimse: meğerse Maççalı: hastalıklı Maplak: ateş küreği Masimek: önemsemek Melefe: yorgan yüzü Meres: miras Mıh: çivi Müstağmel: kullanışlı yeni olmayan Mertlemek : Zıplamak Maplak : Ateş küreği Muşamak : Pencere Malamat :Rezil rüsva Mitil : Yüzsüz yorgan Menend:Eş / benzer Mest:İnce deriden yapılan ve ayakkabı içerisinden ayaga giyilen şey. Muhanet: Bir başkası / başa kalkan - verdiğini sonradan söz eden
O Oğlak kıran: Gün dönümü ve bağlara alaca düşmesi nedeniyle ırmak kıyısında düzenlenen bir çeşit şenlik, festival, Omaç: Tereyağda ısıtılmış pekmez içine tandır ekmeği doğrayarak elde edilen bir yemek veya tatlı çeşidi, Okuntu: davetiye Örk: kazık Okralı : Urlu, çıbanlı Okuntu : Düğün ve nişana çağrı Okuntu: Düğün davetiyesi Ö Özemek: Yoğurdun suyla karıştırılması Öğmek: İçeriden kusar gibi olmak Örtme: Kiler Öğretlemek: Birisine yapacağı iş konusunda telkinde bulunmak
P Palan: Eşek veya atların sırtına sarılan minder, (içi kamışla dolu olana “Kürtün”, tahtadan yapılı olana ise “Semer” denir, Patat: Tandır ekmeği yapımında hamur bezelerini tandırın duvarına yapıştırmada kullanılan küçük yuvarlak minder, Pattadanak: Pat diye, Peşkir: Havlu, Pırtı: Manifatura çeşitleri, Pinelik : Kümes, Pece: pencere Pelver: salça Pısırık: çekingen Pürçüklü: havuç Patsat : Tek - tük Püsen : Kırağı Palak: Paça Pıtırak: Tarlalarda insanın ayaklarına yapışan dikenli bir ot Patik : Üst kısmı olmayan elle örülen kısa çorap Peyik: İç çamaşırlarda iki baçak arasına gelen ve yırtılmaması için dikilen parça Pürçüklü: Havuç
S Sabındırık: Kağnı tekerlerinin kolay dönmesini sağlamak için kullanılan sıvı sabunun konduğu boynuzdan yapılma bir kap, Sakar : 1- Dikkatsiz, sürekli birşeyler kırıp dökenler için kullanılan bir deyim, 2- Alnı beyaz olan keçilere verilen isim, Salaca : Cenaze törenlerinde tabutun üzerine konduğu ve omuzlarda taşınan levazımat, Savan: Çul büyüklüğünde fakat kıldan değil iplikten dokunmuş bir nevi bez, Seklem: Içine tahıl veya un doldurulmuş çuval, Seten: Bulgur yapmak için kaynatılmış buğdayı, kuruttuktan sonra, tanelerin kabuklarını (üzerinde hayvan tarafından döndürülen değirmen taşı marifetiyle) soyma işleminin yapıldığı, ortası delik ve içi çukur yaklaşık 3m. çapında ve 70 cm. yüksekliğinde taştan yapılmış bir sistem. Sığır: İnek sürüsü, Sıracalı: Cilt üzerindeki sivilce veya benlerden oluşan bir nevi cilt hastalığı, Sini: Bakırdan yapılmış, üzeri kalaylı, kenarı çember gibi kıvrık, yaklaşık 1m çapında, yuvarlak ve yer sofrası için Kullanılan bir mutfak gereci, Sohu : Yarma yapmak için buğday tanelerinin döğüldüğü seten’in küçük benzeri taş, Soğukkuyu: cızlavet'e türklerce verilmiş olan ad. içine sağlam çorap, mes vs. giyilmediğinde kışın resmen ayak donmalarına sebep olan ayakkabı çeşididir. siyah lastikten yapılır ve kırsal kesimde, özellikle tarla bostan çalışanlarca, çamurdan korunmak için halen giyilir. yazın çorapsız giyildiğinde siyah rengi yüzünden ısıyı tutar ve ayaklar cehennemde yanar gibi yanar ve çok pis terler. içinden çıkan ayaklar resmen simsiyah olur Sünepe: Tembel, Süntük: Yüzsüz, Süusün: (=Süksün),İnsan vücudunda boyunun arka tarafı (ense bölgesi) için kullanılan bir deyim, Sürgü: Kışın toprak damlardaki karı temizlemede kullanılan ‘T’ şeklinde tahtadan yapılmış bir araç Sadir: ses Sako: ceket Sanırtmak: boş boş beklemek Sayrı: hasta Sındı: makas Sıracalı: hastalıklı Similik: sinsi Since: yüz surat Söğürme: pirzola Savak : Saf, aptal. Ya da suyu dönderme arkı. Söğürme : Pirzola Savak: Düşüncesiz hareket eden Sohu : Buğdayın kabugunu soyup yarma yapmak için yapılan içi oyulmuş taş. Soyka: Varlığından rahatsızlık duyulan meta, ölü eşyası veya giysisi. Sızgıt: Kavurma Savmak: Göndermek, Yolcu etmek Sohranmak: Bir işi gönülsüz yaparken homurdanmak Sohum: Yufka ekmeği ile bir lokma Sumsuk: Yumruk Ş Şalak : Kavunların olgunlaşmaya başlamış hali Şire: Kaynatılarak elde edilen koyu meyve suyu tatlısı . Şamar: Tokat Şifemek: Huyuna göre davranmak, yönlendirmek Şalak: Olgunlaşmamış kavun ve karpuz Şako : Ceket Şimdik : Şimdi Şinik : 2,5 Ölçek veya 1 tenekenin yarısı büyüklüğündeki ölçüm aracı (Yaklaşık 7 kg tahıl alır) Şişek : Kuzusu olmayan koyun (Toklu’nun kısır kalmış hali) Şişmek : Kubarmak, övünür gibi yapmak, (Ne şişiyon lan ! veya Şişmez ol ilaham ! şeklinde kullanılır), Şarlağan: şelale Şimşir: parlak T Taman : Hani, haniya Tatavı : Alelacele yapılan iş. Telek : Kuşların ve kümes hayvanlarının kanatları ya da kanat kalemleri Tandır : Köylerde ekmek pişirmek için yere açılan ve içinde ateş yakılan oyuk. Tepiklemek: Ayakla vurma Terek: Mutfak rafı Teşt: Bakırdan içinde hamur yoğurmak için yapılmış geniş yayvan kab. Tükel: Tamamen, tümüyle Tezek: Isısından faydalanılan kurutulmuş hayvan pisliği Tama: Hani… Taptapı : Takunya Tevir Tevir: Türlü türlü, Çeşit çeşit Tokaç: Çamaşır döğmeye yarayan takta alet Tuman: Şalvar benzeri giysi Tırman: Tarla yada bahçe sınırı Tebik: Bazlama da denilen yayvan ekmek U Uluk: Çürük - Çürük meyveler için kullanılır. Uğrun: Gizli Urup: 800 gram ağırlık birimi. (Tahıl ölçme kabı) Yumuş: İş, Görev Ü
Ütme : Kurumamış buğday başağının ateşte pişirilmesi (firik). Tar: Kümeste tavukların, üzerine tünediği ağaçlar, Tatavacı : İleri geri konuşan, Dedikodu yapan, Tezgire: Küçük üzüm sepeti, Tısdan Böcüğü: Hamam böceği, Tokaç: Özün kenarında veya çeşme başındaki taş üzerinde çamaşır yıkamada kullanılan tahtadan yapılmış döğeç, Toklu: Koyun adayı ( 2 yaşındaki kuzu), Tavatır: çok iyi güzel Tatavı: eli ayağına karışan Tahtabı: takunya
U Uruplağa : Ölçeğin 1/4 boyutunda olan ölçüm aracı, Uğrun: gizli saklı Y
Yal: Kedi-köpek yemeği, Yalak: 1-Kedi-köpeğin içinde yemek yediği kap, 2- Tavukların içinden su içtiği çanak, 3- Taşlarda oluşmuş doğal oyuklar, Yankaba: Kaba minder, Yapağı: Koyunlardan kırkılmış ancak henüz işlenmemiş yün, Yavsı : Kene’ye benzer bir tür asalak (Genellikle koyunların koltuk altlarında yapışık olarak yaşarlar) Yavşan: Bir çeşit ot, Yosmak : Samanı istiflemek, Yüzün Kuylu: Yokuş aşağı, Yağlık: mendil Yel: rüzgar Yelmek: koşmak yumak: yıkamak yumuş: istek Yelmek : Koşmak Yufka: İnce pişirlmiş köy ekmeği. Yarpuz: Yabani Nane Yağır: Sırt Yiğni: Hafif Yumak: Yıkamak Yaba: Tahıl yükleme veya boşaltmada kullanılan el aleti Yağır: Sırt Z Zahra : Zaire, Hasat sonu elde edilen tahıl, Zap: (Bkz.Küp) Küp’ün değişik boyutta olanı, Zavar: Hayvan yemi yapmak için öğütülmüş tahıl, Zelve: Kağnı veya öküz arabasında öküzlerin çıkıp kaçmalarını önlemek için boyunduruk üzerindeki deliklere dikine yerleştirilen sopalar, Zerze : Dış Kapı tokmağı, Ziyenker : Zarar veren, zaar: galiba zemheri:kara kış Zaar : Zahir, herhalde Zırnık:Duvar altında suyun geçtiği delik Zaar: Küçük boylu köpek Zibil: Kullanılan maddelerin artığı veya hayvanların kurumuş pisliği. 
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 3 yorum yazylmy?tyr.
Mithat gültekin
[ 10 Şubat 2010 12:50 ]
ÇOK GÜZEL OLMUŞ ÇAGRININ DEDİGİ GİBİ BİZİ MALAMAT ETMİYON.....SLM...
ŞİFA İNANÇ
[ 28 Kasım 2008 13:39 ]
YA KARDAŞIM ATMENCİK DE VAR ONUDA YAZSAYDINYA
GAMANLI ÇAĞRI
[ 22 Eylül 2008 14:24 ]
SONERABI COK GUSEL OLMUS COGUNU BILIYORUM AMA BILMEDIGIM SEYLER VARDD.DILIMIZ OLURSE HER SEYIMI KAYBETMIS OLURUZ...BIZ BIR GAMANLI OLARAK DILIMIZI KULTURUMUZU YASATMAMIZ GEREK EMEGIN İÇİN TESEKKURLER BIZI MALAMAT ETMION NE GOZEL OLMUS DAMI.....
Yorumların tamamını okumak için tıklayın.
Kültür/Sanat |
En Çok Okunan Haberler |
| |
|
|