Yeniyapan Köyü Web Sitesi

Anasayfa | Mert Çiçekçilik | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Arama


Gelişmiş Arama

Yeniyapan'da Eski Üzüm Bağları

Pekmez Kültürü Ve Yeniyapan

Kategori  Kategori : Kültür/Sanat
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 222
Tarih  Tarih : 22 Mart 2010 08:35

Hani Kırşehirliler için kullanılan bir tabir vardır Pekmez Akıllı. Genelde bu sözü Bizim oranın insanı  için kullanırlar. Çoğumuzada bu yakıştırma yapılmıştır Kırşehirli olduğumuz için. Halbuki yeni kuşağın bir çoğu Pekmezin nasıl kaynatıldığını bile bilmez, Pekmezle Turşunun nasıl yan yana sofralara konduğunu hiç görmemişlerdir. Kısacası Pekmez  kültüründen çok uzaktırlar. Bu tabir Kırşehirli yeni nesle dedelerinden kalan bir mirastır. Aslında bu tabir Kırşehir ve yöresindeki yoğun üzüm bağlarına önemli bir işarettir.

 

Yeniyapan’ın kıraç  arazisini şöyle bir gezelim nerelerde üzüm bağlarının olduğunu bir keşfedelim. Yeniyapan’lı olan herkesin bağ diye isimlendirdikleri her yer üzüm bağıdır. Hasmaller, Yaylalılar, Hacıveliler, Keleşler, Gassimler, Cabatlar, Sıdıklılar, Allosonlar, Hacılar’a ait farklı farklı yerlerde bağ dedikleri yerler bulunur. Ama ilginç olan bu bağların asla düz ve kuvvetli arazide olmayışıdır, hafif eğimli, sulama imkanı olmayan, kıraç diyebileceğimiz Yeniyapan’ı görebilen bütün tarlala üzüm bağıydı. Hasmallerin Hacıbayramoğlu Çakırların ve Hacıvelilierin Bağ ları, yaylalıların Ağnın özünün üst tarafları Allosonların Sergurutları bir kuşak halinde bağ yerleriydi. Bundan çok değil 45 yıl önce kıraç gözüken yerler yem yeşil üzüm bağlarıydı.

 

Bağ denilen yerler üzümle ilişiktir. Ondan hariç SERGURUT dediğimiz yer adını tamamen üzümden almıştır. Üzümden sadece pekmez elde edilmezdi. Üzümün bir kısmı düzgün bir şekilde serilir ve kurutulurdu. Serip kurutmak fiilleri zamanla SERGURUT’un ismi oldu. Bizim çocukluğumuzun en önemli öğlen yemeği pekmezle yoğurttu. Pekmez o kadar sıklıkla sofraya konurduki onun yenmesi bir pekmez kültürünü Yeniyapan’a kazandırmıştır. Üzümü taşıdığımız sebetinden üzümü ezdiğimiz havuzuna kadar değişik malzemeleri vardır. Bıçkılarla üzümün dalları budanır. Çapası ve beliyle gözesi açılırdı. Çocukluğumuzda hasırdan örülmüş sebetler hiç aklımdan çıkmaz. Her ne kadar üzüm dalı budamasakta ot kestiğimiz tırtıklı bıçkılar üzüm bağlarından geriye kalan tarım aletleriydi.

Bağların Yeniyapan köyünde bu denli yaygın bir şekilde dikilmesi hep ilginç gelmiştir. Buğday ve arpa o dönemlerde bu zamandaki gibi ekilen ürünler değil aksine ihtiyacı oranında üretimi yapılan ürünlermiş. Aslında Tarım o yıllarda çeşitlilik açısından şimdikine oranla çok daha zenginmiş, Burçak, Zarek, Fiğ, yeşil Mercimek, Domates, Patetes, Soğan ve tabiî ki de üzüm her evde ekilen dikilen ürünlermiş. Ama ilginç olan Üzüme bu denli ağırlık verilmesi değil mi? Tarımsal tarihi pekte geçmişe uzanmayan özellikle hayvancılıkla geçimini sağlamış bir kültürden Üzüm bağları yetiştiriciliğine uzanan süreç kayda değer bir tarisel süreç olarak karşımıza çıkıyor. Bir üzüm bağının ömrünün en fazla 35 yıl olduğunu düşündüğümüzde 1970 lerin başında yok olmaya yüz tutan bağların dikimi 1935 lere denk gelmektedir. 1935 lerden önce bağ lar var mıydı bilemiyoruz. Ama özellikle bu tarihte bir çok hemşerimiz üzüm bağları dikmeye başlamıştır.

Her halükarda arazide ekilen ürün evde sofraya konulan öğünden tutun da  sosyal ilişkileri biçimlendirmeye kadar çok etkendi. Bağ gözesi açmak yoğun bir emeği ve ilgiyi gerektirir. Önceden göç olmamasına rağmen evlerde kalan horanta bağ gözesi açmak için yeterli olmuyordu.  Bu nedenle imece denen usülle herkes bir birine yardım ediyordu. Köylü bahara çıkar çıkmaz bağ gözesi açmak için tarlalara koşar elbirliğiyle çalışarak bağlarının mahsülünü artırırlardı

 

Hepsi birden kurumaya yüz tuttu ve o gün bugündür Yeniyapan’ın arazisinde bir üzüm bile yetişmez oldu. Kimileri sazdan geçen yüksek gerilim hattına faturayı kesti kimileri adı konmadık bir hastalığa. Ama bize “pekmez akıllı” mirası kaldı. Pekmeze katılan toprak, üzüm sepeti, bıçkısı şırhanası, havuzu hep unutuldu gitti. Bügünlerde marketten kilosunu 10 TL ye aldığımız pekmez bizim üretmediğimiz bir ürün olarak satışı yapılmaktadır.

 

Her ne kadar üzüm bağlarını göremesekte, bizim orda üretilmeyişi bizlere bir burukluk vermektedir. Keşke o pekmez kaynatılan günlere dönsekte  Şemsi YASTIMAN gibi

Bağ bozumu üzüm haftına batsak
Bekmez kazanına hayvalar atsak
Boranıynan damla şiresi datsak
Arı soksa çamır sürmek istiyom.

Diyebilesek.

Yazdyrylabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Kültür/Sanat

En Çok Okunan Haberler

TÜRKMENLER II

Son Dakika Haberleri

4 BAHAR ŞENLİKLERİ
Yeniyapan Köyü 4. Geleneksel Bahar Şenlikleri 29 Mayıs Cumartesi Saat:13:00 da

Anket

4. Bahar Etkinliklerine Katılacak mısınız





Tüm Anketler

 

yeniyapankoyu.org - Soner GÜLTEKİN - © 2005-2010 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi