Yeniyapan Köyü Web Sitesi

Anasayfa | Mert Çiçekçilik | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Arama


Gelişmiş Arama

Yeniyapan'ın Aydınlık Yüzü

Türkiye Cumhuriyetinin Eğitim Temellerinin Atıldığı Yeniyapan'da eğitim seferberliğinin başladığı akşam derslerinin çıralarla evde yapıldığı döneme dair bir yazı

Kategori  Kategori : Tarih
Yorumlar  Yorum Sayısı : 6
Okunma  Okunma : 593
Tarih  Tarih : 13 Ocak 2010 11:27

Eğitmen Osman Akdoğan (Alibağ)

           

1930 Yıllarda köylerde okuma yazma oranı çok düşüktür. Türkiye’nin nüfusu 17 milyondur.  Bunların da 13 milyonu köylerde yaşamaktadır. Atatürk köylerin mutlaka eğitilmesini, ülkenin kalkınması için eğitimin şart olduğunu görür. Atatürk,  askerliğini bölük emiri olarak yapanlardan yararlanılmasını ister.  Milli Eğitim Bakanına eğitmen kursları açılmasını emreder. Bu işin uygulanmasını,  Geliştirilmesini de İsmail Hakkı Tonguç’a verir. Askerliğini bölük emiri olarak yapanları 8 ay kursa tabii tutarlar. Başarılı olanlara eğitmenlik verilir.

 

Alibağ Akdoğan 1910 yılında Kaman’ın Yeniyapan köyünde doğmuştur. Köyde çiftçilikle uğraşır. Askerliğini Diyarbakır’a yapar. Orada bölük emiri olur. Askerlik dönüşünde Kayseri Pazar örende eğitmenlik kursuna katılır.  8 ay sonra kurs biter. Kursda çok başarılı olur. Kurslarda okuma yazma, aritmetik, yurt ve yurttaşlık dersleri alır. Derslerinde çok başarılı olur.  Ancak o günün şartları bellidir. Köylerde okul yoktur. Bunu bilen öğretmenleri her öğrenciye,  Yüz yüze gelecekleri köy gerçeği ile ilgili sorulur da sorarlar: “Görev yapacağın köyde okul olmazsa ne yapacaksın ”  derler. Öğrencilerden farklı farlı yanıtlar alırlar.  Alibağ ise bu soruya,  okul yoksa boş bir ev bulacağım, onaracağım, tamir edeceğim der. Ya böyle boş bir ev de bulamazsan der hocası. O zaman da kendi oturduğum evi okul yaparım der.  Çocukları okutmak için her türlü fedakârlığı yapacağım der.  Öğretmenleri ondaki azmi ve kararlılığı görürüler. Bu sözleri Alibağ’ı eğitmen yapmıştır. Kurslara katılan her bölük emirini de eğitmen yapmamışlar, Çalışkan,  Becerikli, Sorun yaratmayan çözüm üretebilen kişileri eğitmen olarak atamışlardır.

 

Babası Ömer medrese görmüştür. Alibağ, babasından Arapçayı ve Farsçayı okumasını da öğrenmiştir.

           

26 yaşında Alibağ Akdoğan1936 yılında kendi köyünde eğitmenliğe başlar.  (Eğitmenlerin kendi köyünde göreve başlaması Tonguç’un fikridir. Köyünde olması nedeni ile ev sorunu olmayacaktır). Köyün okulu yoktur. Eğitmen Alibağ nerde boş viran olmuş bir ev bulursa o evi badana yapar, kapı pencerelerini tamir eder, Ders verilebilecek hale getirmeye çalışır.  Orada eğitimini yapar. Hiçbir zaman okul yok diye sorun etmez. Öyle zamanlar olur ki çocuklara ders vermek için ev bulamaz. Pazarörende öğrenci iken öğretmenlerininin kendisine boş ev de bulamazsan ne yapacaksın diye sorduğu soruya verdiği yanıt gelir aklına.  Kendi evi:  Kendi oturduğu evde çok zaman ders verir.  Havalar ısınınca çok sevinir. Niye? Artık çocukları temiz hava da ders yapacak diye. Viran havasız, penceresiz yerlerden çıkacağız güneş gören, duvar diplerinde ders vereceğiz diye. Kara tahtayı alıp duvar diplerinde çok dersler verir. Gerçekten çok büyük fedakârlıklar yapmıştır. Her şeye kendi olanakları ile çözüm bulmuştur.    Köyde gece kursları düzenlemiştir. Kendi emsalleri ve kendinden büyüklere okuma yazma öğretmek için edata seferberlik olmuştur.  Okul için, cami için kısacası köye yapılacak her hayır iş için mutlaka Köy Muhtarı ve ihtiyar heyeti ondan kuvvet ve destek almıştır. Onun içinde bulunduğu her işte güven vardı. Döneminin Aydın insanıdır. . 1950 yıllarda Hasanoglan Öğretmen okuluna Kardeşinin kızını okutmak için göndermiştir. Bazı çevreler tarafından “ kız çocuğu okutulur mu?” diye kınanmıştır. Ancak o bu sözlere hiç itibar etmemiş, “erkek çocuğu okuyor da kız neden okumasın?”  diye o çevrelere direnmiştir. Ne yazık ki o kız çocuğunun okuması küçük kardeşi arif tarafından engellenmiştir. Her zaman yeni bir şeyler öğrenmeyi, okumayı severdi, 1980 yıllarda çocukları ile birlikte İngilizce ve Fransızca dilini öğrenmiştir. Yapıcıdır, Birleştiricidir, iş bitiricidir, Sabır küpüdür. Hep aklın yolu bir derdi. Göz bakar Beyin görür derdi.  Hayır, öğütlü idi.  Onun kapısına bir şeyler istemek için gelip de boş dönen olmamıştır.  Bugün etraf köylere oranla en çok okuyan meslek ve iş sahibi olan kendi köyüdür. Okuma yazma oranı da diğer köylere oranla çok yüksektir.

 

1930 Yıllarda köyde okuma yazma bilen yoktur. Köye resmi yoldan gelen bilgileri, mektupları okur, onlarla ilgili ne yapılacağı konusunda bilgi verirdi, yazardı. Atatürk’ün Nutuk kitabının çok önemli yerlerini ezbere bilirdi. Diğer taraftan dini bilgilere de sahipti. Ziya paşanın, Tevfik Fikret’in, Namık Kemalin ve Karacaoğlan’ın sözlerinden bahsederdi. Arapça ve Farsça bilgiside iyiydi.  Köye gelen imamlar hep onun dostu olmuştur.  Hep ona sorarlar danışırlardı. Köye bazen aylarca imam gelmezdi. Eğitmen Alibağ köyün İmamı idi. Ezan okurdu,  Vakit namazları kıldırırdı. Yatan hastaların başında hep o bulunurdu. Onların başında kuran okurdu. Yeni evlenenlerin dini nikâhını kıyardı. Mevlit okurdu. Askere giden gençler için uğurlama duasını yapardı Eğitmenliğinin yanı sıra köyün imamlığını da sürdürmüştür.

 

Bir tarihte eğitmen Alibağ İstanbul’a gider bir kitapçıya uğrar. Muhiddin Arabî’nin Arapça ve Farsça ağırlıklı bir kitabını satın almak ister. Kitapçı eğitmen Alibağ yı şöyle bir süzer,  küçümseyen bir tavırla ne yapacaksın kitabı diye sorar. Alibağ de okuyacağım deyince kitapçı şaşırır. Sen mi der. Alibağ de evet ben okuyacağım der. Kitapçı sana bir şey okutacağım onu tercüme et istediğin kitabı sana bedava vereceğim der.

 

 ( EY ZİRİ TURABI DEMİR ALET İLE HALLEDEN ÂDEMOĞLU, SİNİ VAFİREDEN BERİ MUSALLAT BULUNDUĞUM KÜTİBİ NEFSİYEMİ ÇEMENDİR ZADEYE TAHMİL REVAN OLMUŞ İKEN HAVABI GAFLET GALEP EDEREK ŞU DİRHE TARI MEYVADARIN ZİRU ZİLLUNDA UYKUYA DALMIŞ İKEN BİZİM MERBUTU MERKEP TERKİ FİRAR ETMİŞ GÖRMEN VAKİ OLDUMU .)

 

Eğitmen Alibağ Arapça ve Farsça ağırlıklı olan bu sözleri şöyle tercüme eder.

 

 KİTAPÇI KİTAPLARINI SATMAK İÇİN EŞEĞE YÜKLER. KÖYDEN KÖYE DOLAŞIR. BİR YERE GİDERKEN YOLDA UYKUSU GELİR.  MEYVE VERMEYEN BİR AĞACIN ALTINDA UYKUYA DALAR. UYANDIKTAN SONRA BAKAR Kİ KİTAP YÜKLÜ EŞEK ORTADA YOK. YAKINLARDA BİR ÇİFTÇİYİ GÖRÜR.  BENİM KİTAP YÜKLÜ EŞEĞİ GÖRDÜNMÜ DİYE SORAR. ÇİFTÇİDE BU SÖZLERE ÂMİN DER.                                                                                                                         

 

Kitapçı neye uğradığını şaşırıp kalır. Çünkü tercüme edebileceğini tahmin etmez. Kitap’ın fiyatı yüksektir. Verdiği sözünden de geri dönemez. Kitabı ücretsiz olarak  VERİR.

Eğitmen Alibağ dedelerimizin, babalarımızın öğretmenlerimizin hocasıdır. Kutsal bildiği eğitmelik görevini zorluklar, yokluklar, çaresizlikler içerisinde yerine getirmiştir. Ömrünü köyünün çocuklarının okuması için geçirmiştir. Köyde eğitmen Alibağ olmasa idi bugün belki de Haydar Atak, Ramazan Akdoğan,  Metin Atak, İbrahim Atak,   Seyfi Gültekin, Ruhi Kayhan, İrfan Erdoğan, Mustafa Kılıçaslan, Fikret Özcan, ( ÖĞRETMEN) gibi eğitimci ordusu olmayacaktı. Hepimizin üzerinde çok büyük emekleri vardır.

 

6 Haziran 2004 tarihinde vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin.

                                                                                                                   Ömer Akdoğan

 

 

Yazdyrylabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 3 yorum yazylmy?tyr.

coşkun metin [ 30 Ocak 2010 14:41 ]

köyümüz için varlığının büyük bir şans oldugunu düşündügüm aydınlık insan, hepimizin öğrftmeni
emeklerinin boşa gitmedigini düşünüyorum.Yattıgın yer nur, mekanın cennet olsun...

Sener Gultekin [ 18 Ocak 2010 18:51 ]

Alibag Amcam, cok muhterem ve cok kıymetli bir insandı. Karaca Dede'min cok sevdigi yakın bir arkadası idi. Karsilikli sohbetlerinden derin bir zevk alırdım. Omer Abi'min anlattıgı anısını bize de anlatmıstı. O hatıratı benim icin şevk verici idi. Allah daimi mekanini cennet eylesin.

Erkan AKDOĞAN [ 14 Ocak 2010 20:46 ]

Alibağ dedem için bende çok emeği var derdim. Bu yazıyı okuyunca anladımki herkezde emeği varmış. Toprağı bol olsun ve nur içinde yatsın.
   Böyle bir emeğe ve bu emeği o günün zor şartlarında yerine getiren Alibağ eğitmeni taktire şayan bulan, şükran ve minnet duygularını belirten iki yorum okudum. Soner abi ve Şeref SAYLAM beye yorumlarından dolayı canı gönülden teşekkür ediyorum.

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Tarih

En Çok Okunan Haberler

TÜRKMENLER II

Son Dakika Haberleri

4 BAHAR ŞENLİKLERİ
Yeniyapan Köyü 4. Geleneksel Bahar Şenlikleri 29 Mayıs Cumartesi Saat:13:00 da

Anket

4. Bahar Etkinliklerine Katılacak mısınız





Tüm Anketler

 

yeniyapankoyu.org - Soner GÜLTEKİN - © 2005-2010 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi