Yeniyapan Köyü Web Sitesi

Anasayfa | Mert Çiçekçilik | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Arama


Gelişmiş Arama

İki İsim İki Eşkıya (Karaca ve Mahir)

Karaca ve Mahir İsimlerinin Tarihi Öyküsü

Kategori  Kategori : Tarih
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 476
Tarih  Tarih : 10 Ekim 2009 14:18

İki  İsim İki Eşkıya (Karaca ve Mahir)

 

Yeniyapan köyünde dedelerimizin isimleri yöremizde yaşanan tarihi olayları, soyları, ve daha önceki ataları hatta mezhepleri hakkında bilgiler verir. Bu yazı Köyümüzde doğmuş iki büyüğümüzün isimleriyle tarihi bir olayın ilişkilendirmesini konu almıştır.

 

Türkmenler göçebe bir kültürün izlerini taşısa da çevre köylerle daima irtibatlarını kuvvetli tutmaları onların sosyal ve topluma duyarlı olduğunun kanıtıdır. 1900 lerin başı ile 1923 ler Türkmen köylüsü için çok zor yılları işaret eder. Yeniyapan ve çevre Türkmen köyler Osmanlı’nın zayıflamasıyla bazı vukuatlara karışırlar. Özellikle Osmanlı’nın çok kanlar döktüğü Cerit Silsüpür boyu her bir fırsatta Osmanlı’ya başkaldırmakta, Müfrezelerle tartışmakta ve asayiş sorunlarına neden olmaktaydı. Çünkü yakın zamana kadar onların dedeleri hak etmedikleri yerlere sürgün edilmişler, Sürgünden kaçanlar değişik boyların kışkırtılmasıyla Ceritlerin üzerine gönderilmiş ve bir çok beylerini kaybetmişlerdir.  Ceritler 19 yüzyılın sonlarına kadar hayatları hep sürgünle geçmiştir. En sonunda bir kısmı Hamit’e konmuş ve burada hayatlarını sürdürmeye başlamışlardır.

 

Günümüzde Hemitte soy adı Silsüpür diye geçen bir aile vardır. Beyler diyede biline bu aile bu soydan gelir. Hemitte olduğuna aldanmamak lazımdır. Çünkü onlar da Yeniyapan, Çamsarlı, Bayındır, İmancı, Külobası, Hacıaraplı, Hacımirza gibi 1700 ile 1800 arasında devamlı göç ediyorlardı. Yani köylü değiller Türkmendirler. Bu soy çok önemli şahsiyetleri tarihimize kazandırmışlardır. Fakat bir çoğunun sonu dramatik olmuştur. En yakız zamanda Hamitli Ali Rıza Beydir. Kurtuluş savaşında düşmanla etkin mücadelelerde bulunmuş ve 1. dönem milletvekillerindendir.

 

Aslında bizim değinmek istediğimiz Eşkıya Karaca ve Mahirdir. Az bir ömür yaşamalarına karşın bölgede etkileri çok olmuştur. Osmanlı onları eşkıya olarak tanımlamıştır. Fakat çevre Türkmen köylerin gözünde onlar birer kahramandır. Çünkü çocuklarına isimlerini takmışlar ve onları sahiplenmişlerdir. Yeniyapan’da Hacıvelilerde Mehmet oğlu Selahattin çocuğuna Karaca adını koymuştur. Öyleki o dönemelerde o eşkiyanın veya kahramanın adını koymak bile cesaret isteyen bir meseleymiş.  Yine Yeniyapan’da Hasmallerden  İsmail Oğlu Arif oğluna Mahir adını vermiştir. Mahir Eşkıya Karacanın amca oğlunun adıdır ve Karaca ile birlikte dağlara çıkmışlardır.

 

Peki Çevre Türkmen köylerde bu denli iz bırakan bu kişilerin öyküleri nedir.

 

Cerit, Silsüpür aşiretinden Hacı Hasan Bey'in oğlu Karaca, 1919'larda askerden firar edip yanına  topladığı bir kaş adamıyla amcasının oğlu Mahir ile birlikte eşkıyalığa başlamıştır. Osmanlı Ceritlerin bu uslanmaz hallerinden usanmış ve sinirlenmiş bir şekilde  Karaca ve Mahir’in üzerini düzenli bir müfreze gönderir. Karaca kendilerini takip eden müfrezelerden birini ayak bileğinden vurur, müfreze Kırşehir’e gidip orda karakollarına çekilir. Vurulan müfreze  kan kaybından ölür. Karaca'yı bir türlü ele geçiremeyen kolluk kuvvetler, Çerkezlerden ve Kürtlerden bazı kişileri Karaca'nın arkasına katarak yakalamak isterler.

 

Amcaoğlu Mahir Karaca’ya ikazlarda bulunur. “Türkmenlerden gayri kimse bizi kollamaz” şeklindeki ikazlara Karaca ilgisiz kalır. “Çerkezler bize bir şey yapamaz” deyip kulak asmayan korkusuz Karaca Bey, Mahir ile birlikte  Akpınara uzaklığı 20 Km olan  Tatarilyas Yayla Köyü yanı başındaki  meşhur Buzluk dağına sığınırlar.  Bu tepe seyre ve sığınmaya müsait bir yerdir. Tatarilyas yayla  köyü ile Karahıdır arasında kalan tepe lojistik olarakta elverişli bir yerdir. Kendi adamlarının içinde bu köylerden katılan Çerkezlerde mevcuttur. Bu kişiler Osmanlı’nın çetesine soktuğu ajanlardır.

 

Karaca dürbünle etrafı kolaçan ettiği bir sırada  bu Çerkezler tarafından arkadan vurularak öldürülür. Karaca'nın vurulduğunu gören atı cenazelerin yanına kimseyi yaklaştırmadığı için devlet, atını vurduktan sonra cenazeleri Keskin'e getirmiş ve asker kaçağı olduğu için cenazeleri ailelerine vermemiştir.

 

Bu olay Osmanlı Arşiv kayıtlarına şu şekilde geçmiştir

“Kırşehir ve havalisinde eşkiyalık eden Hamidlerli Karaca'nın ölü olarak ele geçirildiği, Hamid karyesindeki Cerid aşiretinin tamamen oradan kaldırılması ve aynı karyede sakin Alişan Bey'in ailesiyle birlikte başka bir yere naklinin asayişin temini için gerekli olduğu.” Başlığını taşıyan dosya İstanbulda Osmanlı Arşivler Bölümünde saklıdır. Alişan adındaki kişi de Karaca ve Mahir’in yakın akrabasıdır

 

Bu olaydan sadece Osmanlı etkilenmemiştir. Yakın akrabaları o kadar hırslanmışlardır ki bu olaydan sonra, Kırşehir Akçakent’e bağlı Avanoğlu köyünden bir kişi Karaca Bey'in yüzük ve köstekli saatini taşıdığı için ve adı bu olaya karıştığı gerekçesiyle, Karaca'nın kardeşi Fakı Mehmet tarafından köyünden alınarak köy çıkışında vurularak öldürülmüştür.

Her ne kadar Karaca ve Mahir’in cenazesi Hamitte akrabaları tarafından kaldırılmamış olsa bile onların arkasından yakılan ağıt günümüze kadar ulaşmıştır.

 

Karaca ve Mahir için yakılan ağıt:

 

Şu görünen kahpe Buzluğun dağı

Al kana boyanmış köyneğin ağı

Vurulmuş diyorlar Hamit'in beyi

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Sabahleyin kalktım yerler alaca

Satın al atımı verin ilaca

Biri Mahir idi, biri Karaca

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Bir odası vardır boyraza karşı

Şen olur Karaca beyin gezdiği çarşı

Nerde Karaca'nın Mahir'in naaşı

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Maşallah mıskasın boynuna takmış

Çifte mavzerini dalma asmış

Kırşehir, Keskin seyrine çıkmış

Hamitli beyini vurdular ona yanarım.

Sabahleyin kalktım yerler yaşımış

Dürbününü boğazında taşımış

Seni vuran Çerkez ne kalleşimiş

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Atlarım bizim ata kattılar

Tüfekleri çalılara takdılar

Karaca'mı Mahir ile vurdular

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Sicim bıyık, kara kaşın eğerek

Her indiği yerde kuzu yiyerek

Çerkezler vurmuşlar beyim diyerek

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Dünyada iltifat etmen Çerkeze

Gâyet kalleş olur koyman merkeze

Gafil ölüm tesir etti herkese

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Teyzen döşşek döksün, bibin de yorgan

Seni vuran Çerkezlerde sizlere kurban

Daha evlenmedi Karaca'm ergen

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Kuzu bizim amma bize vermezler

Aradaki muzuları görmezler

Yiğitlerin kıymetini bilmezler

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Üç kağnıyı arka arkaya düzdüler

Karaca'mın tebdilini bozdular

Çukurları mezar diye kazdılar

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Çerkezler de pusu kurmuş başıma

Hiç acımaz kurşun atar peşime

Kadınlar ağlaşır vurur döşüne

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Mavlâm kahreylesin Çerkez surusun

Hiç komasın şu alemde birisin

Elleri kırılsın, kani kurusun

Alınan vurdular ona yanarım.

 

Söyleyin Silsüpür beyleri gelsin

Bulsun Çerkezleri ahımı alsın

Aşiret ağlasın yavrular yansın

Alman vurdular ona yanarım.

 

Diğer bir ağıta şu şekildedir:

 

Karalı haber de köye duyuldu

Aşiretler bar araya derildi

Gıran geldi bizim beyler kırıldı

Doldur mavzeri de çalam düşmana

Emmim oğlu düşmeyelim pişmana

Yılanlı deresi on sekiz koyak

Karaca'm açmadı bar telli duvak

Alişan Bey derki Karacayı bulak

Doldur mavizeri çalam düşmana

Düşmeyelim emmim oğlu pişmana.

Beyleri vurmuşlar derbent başında

Karaca'm da daha yirmi üç yaşında

Birinin alnında birinin döşünde

Doldur tüfengi de çalam düşmana

Emmim oğlu düşmeyelim pişmana.

Mahir Bey'de Karaca'nın menendi

Yiğit idi Çerkezlere güvendi

Mevtayı görünce kalbim inandı

Doldur tüfenğimi çalam düşmana

Emmim oğlu düşmeyelim pişmana.

 

1890 ile 1896  yılları arasında  dünyaya gelen bu iki yiğit öldüklerinde daha 23 ve 26 yaşlarındalardı. Bu süre içerisinde çevre Türkmen köylerde cenkleri ve kahramanlıkları dilden dile dolaşırdı. Karavuz, Tilkeç, Akpınar, Buzluk, Baranlı dağlarının her bir taşında ayak izleri olan bu yiğitler Türkmen topluluklarında bu denli sevilmesi Sosyolojik bir vakıadır. O günkü şartlarda Türkmenlerin üzerindeki baskının bir yansıması olarak bu olaya bakacak olursak, Karaca ve Mahir her Türkmenin yapmak isteyipte yapamadığı bir mücadeleyi temsil ederler. Eşkıya’nın mutlaka kendilerine zararı dokunur fakat bu zarar o günkü Türkmenler arasında Kötünün iyisi (Ehven-i Şer) olarak kabul edilir. Osmanlının vergisi ve asker alımları ile eşkiy arasında tercihini eşkiyalıktan yana kullanmıştır.

 

Onların isimleri  hala günümüzdeki Yeniyapan’da yaşamaktadır. Hem Karaca hem de Mahir isimleri Yeniyapan ve çevre köylerinde uzun yıllar boyunca yaşamaya namzet isimlerdir. Çünkü onların hikayeleri günümüzde her ne kadar bilinmese de dedelerimizin yaşantılarını derinden etkilemişlerdir. Onların ismlerinin hikayelerini; adları vurulanlar, diğer asırlara taşıyarak bu yaşanmış acı tarihi hatırayı gelecek kuşaklara aktaracaklardır.

Yazdyrylabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazylmy?tyr.

erbay [ 12 Ekim 2009 17:46 ]

KESKİN Lİ HACI TAŞAN IN SÖYLEDİĞİ BİR BOZLAK

Cerit Irakka'dan sökün edince
Açılsın Urum'a yolu Cerit'in
Silsüpüroğlu Fettah Beg de ölünce
Kırıldı kanadı kolu Cerit'in

Bir zamanlar Oyma Ağaç'ta kalalım
Toplansın aşiret sonun alalım
Konuşalım bir karara varalım
Esiyor serimde yolu Cerit'in

Yüz atlınız daim ileri gitsin
Sağına soluna çok dikkat etsin
Piliçka (rüşvet) vermeden menzile yetsin
Bozulmadan gitsin ili Cerit'in

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Tarih

En Çok Okunan Haberler

TÜRKMENLER II

Son Dakika Haberleri

4 BAHAR ŞENLİKLERİ
Yeniyapan Köyü 4. Geleneksel Bahar Şenlikleri 29 Mayıs Cumartesi Saat:13:00 da

Anket

4. Bahar Etkinliklerine Katılacak mısınız





Tüm Anketler

 

yeniyapankoyu.org - Soner GÜLTEKİN - © 2005-2010 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi