| ||||||||||||||
| Anasayfa | Mert Çiçekçilik | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | ||||||||||||||
Arama |
İki İsim İki Eşkıya (Karaca ve Mahir)Karaca ve Mahir İsimlerinin Tarihi Öyküsü
İki İsim İki Eşkıya (Karaca ve Mahir) Yeniyapan köyünde dedelerimizin isimleri yöremizde yaşanan tarihi olayları, soyları, ve daha önceki ataları hatta mezhepleri hakkında bilgiler verir. Bu yazı Köyümüzde doğmuş iki büyüğümüzün isimleriyle tarihi bir olayın ilişkilendirmesini konu almıştır. Türkmenler göçebe bir kültürün izlerini taşısa da çevre köylerle daima irtibatlarını kuvvetli tutmaları onların sosyal ve topluma duyarlı olduğunun kanıtıdır. 1900 lerin başı ile 1923 ler Türkmen köylüsü için çok zor yılları işaret eder. Yeniyapan ve çevre Türkmen köyler Osmanlı’nın zayıflamasıyla bazı vukuatlara karışırlar. Özellikle Osmanlı’nın çok kanlar döktüğü Cerit Silsüpür boyu her bir fırsatta Osmanlı’ya başkaldırmakta, Müfrezelerle tartışmakta ve asayiş sorunlarına neden olmaktaydı. Çünkü yakın zamana kadar onların dedeleri hak etmedikleri yerlere sürgün edilmişler, Sürgünden kaçanlar değişik boyların kışkırtılmasıyla Ceritlerin üzerine gönderilmiş ve bir çok beylerini kaybetmişlerdir. Ceritler 19 yüzyılın sonlarına kadar hayatları hep sürgünle geçmiştir. En sonunda bir kısmı Hamit’e konmuş ve burada hayatlarını sürdürmeye başlamışlardır. Günümüzde Hemitte soy adı Silsüpür diye geçen bir aile vardır. Beyler diyede biline bu aile bu soydan gelir. Hemitte olduğuna aldanmamak lazımdır. Çünkü onlar da Yeniyapan, Çamsarlı, Bayındır, İmancı, Külobası, Hacıaraplı, Hacımirza gibi 1700 ile 1800 arasında devamlı göç ediyorlardı. Yani köylü değiller Türkmendirler. Bu soy çok önemli şahsiyetleri tarihimize kazandırmışlardır. Fakat bir çoğunun sonu dramatik olmuştur. En yakız zamanda Hamitli Ali Rıza Beydir. Kurtuluş savaşında düşmanla etkin mücadelelerde bulunmuş ve 1. dönem milletvekillerindendir. Aslında bizim değinmek istediğimiz Eşkıya Karaca ve Mahirdir. Az bir ömür yaşamalarına karşın bölgede etkileri çok olmuştur. Osmanlı onları eşkıya olarak tanımlamıştır. Fakat çevre Türkmen köylerin gözünde onlar birer kahramandır. Çünkü çocuklarına isimlerini takmışlar ve onları sahiplenmişlerdir. Yeniyapan’da Hacıvelilerde Mehmet oğlu Selahattin çocuğuna Karaca adını koymuştur. Öyleki o dönemelerde o eşkiyanın veya kahramanın adını koymak bile cesaret isteyen bir meseleymiş. Yine Yeniyapan’da Hasmallerden İsmail Oğlu Arif oğluna Mahir adını vermiştir. Mahir Eşkıya Karacanın amca oğlunun adıdır ve Karaca ile birlikte dağlara çıkmışlardır. Peki Çevre Türkmen köylerde bu denli iz bırakan bu kişilerin öyküleri nedir. Cerit, Silsüpür aşiretinden Hacı Hasan Bey'in oğlu Karaca, 1919'larda askerden firar edip yanına topladığı bir kaş adamıyla amcasının oğlu Mahir ile birlikte eşkıyalığa başlamıştır. Osmanlı Ceritlerin bu uslanmaz hallerinden usanmış ve sinirlenmiş bir şekilde Karaca ve Mahir’in üzerini düzenli bir müfreze gönderir. Karaca kendilerini takip eden müfrezelerden birini ayak bileğinden vurur, müfreze Kırşehir’e gidip orda karakollarına çekilir. Vurulan müfreze kan kaybından ölür. Karaca'yı bir türlü ele geçiremeyen kolluk kuvvetler, Çerkezlerden ve Kürtlerden bazı kişileri Karaca'nın arkasına katarak yakalamak isterler. Amcaoğlu Mahir Karaca’ya ikazlarda bulunur. “Türkmenlerden gayri kimse bizi kollamaz” şeklindeki ikazlara Karaca ilgisiz kalır. “Çerkezler bize bir şey yapamaz” deyip kulak asmayan korkusuz Karaca Bey, Mahir ile birlikte Akpınara uzaklığı Karaca dürbünle etrafı kolaçan ettiği bir sırada bu Çerkezler tarafından arkadan vurularak öldürülür. Karaca'nın vurulduğunu gören atı cenazelerin yanına kimseyi yaklaştırmadığı için devlet, atını vurduktan sonra cenazeleri Keskin'e getirmiş ve asker kaçağı olduğu için cenazeleri ailelerine vermemiştir. Bu olay Osmanlı Arşiv kayıtlarına şu şekilde geçmiştir “Kırşehir ve havalisinde eşkiyalık eden Hamidlerli Karaca'nın ölü olarak ele geçirildiği, Hamid karyesindeki Cerid aşiretinin tamamen oradan kaldırılması ve aynı karyede sakin Alişan Bey'in ailesiyle birlikte başka bir yere naklinin asayişin temini için gerekli olduğu.” Başlığını taşıyan dosya İstanbulda Osmanlı Arşivler Bölümünde saklıdır. Alişan adındaki kişi de Karaca ve Mahir’in yakın akrabasıdır Bu olaydan sadece Osmanlı etkilenmemiştir. Yakın akrabaları o kadar hırslanmışlardır ki bu olaydan sonra, Kırşehir Akçakent’e bağlı Avanoğlu köyünden bir kişi Karaca Bey'in yüzük ve köstekli saatini taşıdığı için ve adı bu olaya karıştığı gerekçesiyle, Karaca'nın kardeşi Fakı Mehmet tarafından köyünden alınarak köy çıkışında vurularak öldürülmüştür. Her ne kadar Karaca ve Mahir’in cenazesi Hamitte akrabaları tarafından kaldırılmamış olsa bile onların arkasından yakılan ağıt günümüze kadar ulaşmıştır. Karaca ve Mahir için yakılan ağıt: Şu görünen kahpe Buzluğun dağı Al kana boyanmış köyneğin ağı Vurulmuş diyorlar Hamit'in beyi Alınan vurdular ona yanarım. Sabahleyin kalktım yerler alaca Satın al atımı verin ilaca Biri Mahir idi, biri Karaca Alınan vurdular ona yanarım. Bir odası vardır boyraza karşı Şen olur Karaca beyin gezdiği çarşı Nerde Karaca'nın Mahir'in naaşı Alınan vurdular ona yanarım. Maşallah mıskasın boynuna takmış Çifte mavzerini dalma asmış Kırşehir, Keskin seyrine çıkmış Hamitli beyini vurdular ona yanarım. Sabahleyin kalktım yerler yaşımış Dürbününü boğazında taşımış Seni vuran Çerkez ne kalleşimiş Alınan vurdular ona yanarım. Atlarım bizim ata kattılar Tüfekleri çalılara takdılar Karaca'mı Mahir ile vurdular Alınan vurdular ona yanarım. Sicim bıyık, kara kaşın eğerek Her indiği yerde kuzu yiyerek Çerkezler vurmuşlar beyim diyerek Alınan vurdular ona yanarım. Dünyada iltifat etmen Çerkeze Gâyet kalleş olur koyman merkeze Gafil ölüm tesir etti herkese Alınan vurdular ona yanarım. Teyzen döşşek döksün, bibin de yorgan Seni vuran Çerkezlerde sizlere kurban Daha evlenmedi Karaca'm ergen Alınan vurdular ona yanarım. Kuzu bizim amma bize vermezler Aradaki muzuları görmezler Yiğitlerin kıymetini bilmezler Alınan vurdular ona yanarım. Üç kağnıyı arka arkaya düzdüler Karaca'mın tebdilini bozdular Çukurları mezar diye kazdılar Alınan vurdular ona yanarım. Çerkezler de pusu kurmuş başıma Hiç acımaz kurşun atar peşime Kadınlar ağlaşır vurur döşüne Alınan vurdular ona yanarım. Mavlâm kahreylesin Çerkez surusun Hiç komasın şu alemde birisin Elleri kırılsın, kani kurusun Alınan vurdular ona yanarım. Söyleyin Silsüpür beyleri gelsin Bulsun Çerkezleri ahımı alsın Aşiret ağlasın yavrular yansın Alman vurdular ona yanarım. Diğer bir ağıta şu şekildedir: Karalı haber de köye duyuldu Aşiretler bar araya derildi Gıran geldi bizim beyler kırıldı Doldur mavzeri de çalam düşmana Emmim oğlu düşmeyelim pişmana Yılanlı deresi on sekiz koyak Karaca'm açmadı bar telli duvak Alişan Bey derki Karacayı bulak Doldur mavizeri çalam düşmana Düşmeyelim emmim oğlu pişmana. Beyleri vurmuşlar derbent başında Karaca'm da daha yirmi üç yaşında Birinin alnında birinin döşünde Doldur tüfengi de çalam düşmana Emmim oğlu düşmeyelim pişmana. Mahir Bey'de Karaca'nın menendi Yiğit idi Çerkezlere güvendi Mevtayı görünce kalbim inandı Doldur tüfenğimi çalam düşmana Emmim oğlu düşmeyelim pişmana. 1890 ile 1896 yılları arasında dünyaya gelen bu iki yiğit öldüklerinde daha 23 ve 26 yaşlarındalardı. Bu süre içerisinde çevre Türkmen köylerde cenkleri ve kahramanlıkları dilden dile dolaşırdı. Karavuz, Tilkeç, Akpınar, Buzluk, Baranlı dağlarının her bir taşında ayak izleri olan bu yiğitler Türkmen topluluklarında bu denli sevilmesi Sosyolojik bir vakıadır. O günkü şartlarda Türkmenlerin üzerindeki baskının bir yansıması olarak bu olaya bakacak olursak, Karaca ve Mahir her Türkmenin yapmak isteyipte yapamadığı bir mücadeleyi temsil ederler. Eşkıya’nın mutlaka kendilerine zararı dokunur fakat bu zarar o günkü Türkmenler arasında Kötünün iyisi (Ehven-i Şer) olarak kabul edilir. Osmanlının vergisi ve asker alımları ile eşkiy arasında tercihini eşkiyalıktan yana kullanmıştır. Onların isimleri hala günümüzdeki Yeniyapan’da yaşamaktadır. Hem Karaca hem de Mahir isimleri Yeniyapan ve çevre köylerinde uzun yıllar boyunca yaşamaya namzet isimlerdir. Çünkü onların hikayeleri günümüzde her ne kadar bilinmese de dedelerimizin yaşantılarını derinden etkilemişlerdir. Onların ismlerinin hikayelerini; adları vurulanlar, diğer asırlara taşıyarak bu yaşanmış acı tarihi hatırayı gelecek kuşaklara aktaracaklardır.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 1 yorum yazylmy?tyr. erbay
[ 12 Ekim 2009 17:46 ]
KESKİN Lİ HACI TAŞAN IN SÖYLEDİĞİ BİR BOZLAK
Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
Son Dakika Haberleri4 BAHAR ŞENLİKLERİ
Yeniyapan Köyü 4. Geleneksel Bahar Şenlikleri 29 Mayıs Cumartesi Saat:13:00 da |
||||||||||||
|
yeniyapankoyu.org - Soner GÜLTEKİN - © 2005-2010 Tüm Hakları Saklıdır |
||||||||||||||